Venedik’te San Giorgio Maggiore Adası’nda düzenlenen Homo Faber 2026, 30 Eylül’e kadar 28 Çin merkezli zanaatkârı ağırlıyor. Lake, porselen, bambu, nakış, metal, kâğıt, ahşap ve karma medya alanlarında çalışan sanatçılar, çağdaş zanaata adanan bienalin programında yer alıyor.
Sergide Gan Erke’nin, Anhui’nin güneyindeki Huangshan’dan gelen “tuotai” tekniğiyle yaptığı lotus yapraklı kapaklı kavanoz da bulunuyor. Hangzhou’da yaşayan Wen Qiuwen’in “A Luminous Ark” adlı yerleştirmesi ise Palladian Refectory’nin ambulacrum bölümünde sergileniyor. Elle kesilmiş Tyvek’in dövme metal iskeletlere gerildiği büyük kuşlar, Çin fener yapımından alınan yöntemlerle üretildi; çalışma Es Devlin ve stüdyosunun Venedik türlerine ilişkin çizimlerinden geliştirildi.
Milano merkezli marka stratejisti Richard Bao, görüş yazısında bu katılımı, Çin zanaatının yalnızca tarihsel teknikler üzerinden sunulmasından farklı bir örnek olarak değerlendirdi. Bao’ya göre burada gelenek sergilenmekle kalmıyor, güncel ve uluslararası bir üretimin parçası hâline geliyor.
Bienalde Mazda’nın sunduğu hanko oyma ve kintsugi atölyeleri de yer aldı. Mazda Motor Europe, Japonya’nın 2025-26 Homo Faber Fellowship programındaki ülke sponsoru oldu. Yedi ay süren program, yeni mezunları usta zanaatkârların atölyelerine yerleştiriyor. Harumi Sugiura, Kuniko Maeda ve fellow Momoka Ienaga’nın eserleri de Mazda desteğiyle bienalde gösteriliyor.
Homo Faber, Johann Rupert ile Franco Cologni’nin 2016’da kurduğu Michelangelo Foundation tarafından sunuluyor. Richemont’un desteklediği vakfın bienalinde Cartier, Vacheron Constantin, Van Cleef & Arpels, Buccellati ve Vhernier gibi markalar da sergi açıyor. Bao, bir şirketin kendi sergisini düzenlemesi yerine bağımsız bir kültür kurumunu desteklemesinin, marka anlatısından çok patronaj olarak algılanabileceğini savundu.
Yazıda Songmont’un Şanghay Rockbund’daki Zhong’an Meifeng Building’de düzenlediği “Innerscape · Innerwild” sergisi ile Li-Ning’in Centre Pompidou ortaklığı ve Tencent’in Çin Seddi koruma fonuna verdiği destek de anıldı. Bao, Çinli şirketlerin zanaatkârlarla çalışma ve kültürü finanse etme deneyimine sahip olduğunu, ancak çıraklık, araştırma, misafir sanatçı programları ve bağımsız kurumlara uzun vadeli destek sağlayan daha bütünlüklü bir patronaj modeline ihtiyaç bulunduğunu ileri sürdü.