İçeriğe geç
Kültür & Sanat

Renkleri yapay zekâyla tanıyor, yolculuklarını parmaklarıyla resmediyor

Sekiz yaşında geçirdiği bir kazanın ardından görme yetisini kaybeden Cao Shengkang, sonraki yıllarda yedi kıtada 40’tan fazla ülkeyi dolaştı. Kilimanjaro’ya tırmandı, çölleri aştı, kentlerin sokaklarında yürüdü. Çinli gezgin, yolculuklarının hafızasında bıraktığı izleri şimdi resimlerinde anlatıyor. Renkleri ayırt etmek için yapay zekâdan yardım alıyor, tuvali ise boyaya batırdığı parmaklarıyla şekillendiriyor.

Cao’nun ilk kişisel sergisi Görmeyen Gezgin (盲行者), eylül ayında Pekin’in 798 Sanat Bölgesi’ndeki Santohall galerisinde düzenlendi. 25 Eylül’de sona eren sergide, resimlerin yanı sıra sanatçının seyahat videoları ve yolculuklarından topladığı belgeler de ziyaretçilere sunuldu. Böylece sergi, yalnızca bir resim seçkisi değil, onun yıllardır sürdürdüğü dünya yolculuğunun da anlatısına dönüştü.

Altı ayda 70’i aşkın tablo

Cao’nun resim yapmaya başlamasında, sanatçı ve küratör Jia Wei ile tanışması belirleyici oldu. Jia Wei, onu geleneksel fırça kullanımına bağlı kalmadan, dokunma duyusunu merkeze alan bir çalışma yöntemi geliştirmeye teşvik etti. Cao da yaklaşık altı ay boyunca akrilik boyalarla çalışarak 70’in üzerinde tablo hazırladı. Bunlardan 20’yi aşkını Pekin’deki sergide yer aldı.

Görme yetisini kaybetmeden önce zihninde kalan renklerden bazıları siyah, beyaz ve kırmızıydı. Resim yaparken yapay zekâ araçlarına renkleri tanımlatıyor ve tuvalin hangi bölümünde çalıştığını anlamak için yönlendirme alıyor. Ancak ortaya çıkan görüntüyü bir yazılım üretmiyor. Renkleri uygulayan, çizgileri oluşturan ve kompozisyona karar veren Cao’nun kendisi.

Bazen boyanın içine kum ekleyerek yüzeyde kabartılar oluşturuyor. Bu dokular, çalışmasının farklı bölümlerini parmaklarıyla ayırt etmesini sağlıyor. Böylece tuval, yalnızca resim yaptığı bir yüzey değil, dokunarak takip edebildiği bir çalışma alanı hâline geliyor.

Cao Shengkang'ın 2026 tarihli Kilimanjaro Dağı'nı konu alan akrilik resmi
Cao Shengkang’ın Kilimanjaro’ya tırmanışından esinlenen Summiting Kilimanjaro adlı tablosu, 2026. Görsel: Sanatçı / Artron.

Manzaralarını hafızasından çıkarıyor

Resimlerinde Kilimanjaro’nun zirvesi, çöl yürüyüşleri, şehir sokakları ve seyahatleri sırasında karşılaştığı insanlar var. Bunları bir fotoğrafa bakarak değil, yaşadığı anların belleğinde ve bedeninde bıraktığı izlerden yola çıkarak resmediyor. Dokunduğu yüzeyler, duyduğu sesler ve yolculuklarda karşılaştığı insanların yardımları, tablolarında kimi zaman bir dağ, kimi zaman bir sokak ya da insan figürüne dönüşüyor.

Görmeyen Gezgin sergisi de bu hikâyeyi dört bölümde anlattı: dağlara yolculuk, kentlerden geçiş, suyla ilişkili deneyimler ve geniş araziler. Cao’nun açılışta söylediği söz, resim yapmasının nedenini ortaya koyuyordu: “Ben dünyayı göremiyorum ama dünyanın beni görmesini istiyorum.”

Cao Shengkang’ın resimleri, yapay zekânın sanattaki rolüne ilişkin tartışmalara da farklı bir örnek sunuyor. Burada teknoloji, sanatçının yerine görüntü oluşturmuyor; renkleri tanımasına ve çalışmasını yönlendirmesine yardımcı oluyor. Resimlerin konusu, anlatımı ve tuval üzerindeki izlerse onun hafızasından ve elinden çıkıyor.

Kaynaklar: Beijing Daily, 21 Eylül 2026 · Beijing Youth Daily, 20 Eylül 2026 · Artron, Eylül 2026. Haber Sanat Çin için yeniden yazıldı.