İçeriğe geç
Moda & Tasarım

Çin’in geleneksel zanaatları Londra’da çağdaş tasarımla buluştu

Çin’in kuşaktan kuşağa aktarılan geleneksel zanaatlarını çağdaş tasarımla buluşturan “Zanaatı Canlandırmak: Çin’in Somut Olmayan Kültürel Mirası ve Çağdaş Tasarım” sergisi Londra’da açıldı. 16 Eylül’de Somerset House’da ziyarete açılan sergide, Çinli ve uluslararası 70’ten fazla sanatçının yaklaşık 150 eseri ve eser grubu yer alıyor.

Sergi, Çin’in “somut olmayan kültürel miras” olarak tanımlanan el sanatları, üretim teknikleri ve zanaat geleneklerini yalnızca geçmişten kalan bir miras olarak değil, bugünün sanat ve tasarımına ilham veren canlı bir kaynak olarak ele alıyor. Bu yönüyle seramikten lake işçiliğine, kâğıttan cama, ipekten bambuya uzanan çok farklı malzeme ve teknikler aynı çatı altında buluşuyor.

Somerset House’deki uzun galeride sergilenen çağdaş Çin zanaatı ve tasarım nesneleri.
Görsel: Chinaculture.org

Su Dan ile Sun Media Group Başkanı Yang Lan’ın eş küratörlüğünü üstlendiği Londra sergisinin ana teması “Zihnin Yansıması”. İnsan ile benlik arasındaki ilişkiye odaklanan sergi, Türkçeye kabaca “Zihni Arındırmak”, “Zihni Olgunlaştırmak” ve “Zihni Beslemek” olarak çevrilebilecek üç bölümden oluşuyor. Bu kurgu, Konfüçyüsçülük, Budizm ve Taoizm’deki içe dönüş, disiplin ve kişisel gelişim düşüncelerinden besleniyor.

İlk bölümde seramik, lif, lake ve camdan üretilmiş eserlerde dağ ve taş imgeleri öne çıkıyor. Zhi Min’in seramik ve metalden yaptığı Ay adlı çalışması koyu mavi yüzeyiyle dikkat çekerken, Shi Hui’nin Mühür Taşları adlı eseri Xuan kâğıdı ve kâğıt hamurunu geleneksel mühür yazısı karakterleriyle bir araya getiriyor.

İkinci bölümde törensel giysiler, klasik metinler, mobilya, metal işçiliği ve heykeller üzerinden zanaatın sabır ve ustalık gerektiren yönü vurgulanıyor. Xue Xiaodong, Pingyao’nun geleneksel cilalı lake tekniğini ahşap, doğal lake, altın ve mineral pigmentlerle yeniden yorumluyor. Ren Bo, Song Zhengying ve Tang Zhenzhen ise geleneksel Çin başlıklarının biçimlerini alevle şekillendirilmiş camla günümüze taşıyor.

Son bölüm gündelik yaşama daha fazla yaklaşıyor. İpek, bambu çalgılar, bahçe kültürü, yemek ve baharatlar üzerinden zanaatın günlük hayatla ilişkisi ele alınıyor. Yao Jianping’in dut ipeği, siyah ceviz ve cam kullanarak hazırladığı çift taraflı işlemeli paravan, Suzhou nakış geleneğinin inceliğini çağdaş bir sunumla öne çıkarıyor. Huang Lu ise bitki temelli malzemelerle hazırladığı çalışmasında çevre ve sürdürülebilirlik temasına odaklanıyor.

Londra’daki sergi, 2024’te Paris’te “İnsan ve Doğa”, 2025’te Milano’da “İnsan ve Toplum” temalarıyla düzenlenen iki serginin ardından üç aşamalı Avrupa turunun son durağını oluşturuyor. Sergi aynı zamanda 2026 London Design Festival’ın resmi özel proje ortakları arasında yer alıyor.